ADÜ Menü
ADü LOGİN

Adnan Menderes Üniversitesi
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

ADÜ Haber Arşivi

Üniversitemizde Şeb-i Arus Töreni: Mevlâna ve Tasavvuf

“Aynı dili konuşanlar değil aynı düşünceyi paylaşanlar anlaşır.” diyen Mevlâna ve “Atalarımız olan Oğuz Türkmenlerinin kainatın kuruluşu hakkındaki tefekkürleridir.” diye tanımlanan tasavvuf üzerine düzenlenen...

               “Aynı dili konuşanlar değil aynı düşünceyi paylaşanlar anlaşır.” diyen Mevlâna ve “Atalarımız olan Oğuz Türkmenlerinin kainatın kuruluşu hakkındaki tefekkürleridir.” diye tanımlanan tasavvuf üzerine düzenlenen Mevlâna ve Tasavvuf adlı konferans, 17 Aralık 2013 tarihinde Üniversitemiz Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın sunduğu konferansa, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu ve Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Erdağ katılırken, Üniversitemiz personeli ve vatandaşlarımız yoğun ilgi gösterdi.

Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahin Baranoğlu yaptığı açılış konuşmasında;  Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın, Türk kültür dünyasının tasavvufla olan bağlantılarını en sade biçimde anlatıp, İslâm dininin içinde mi dışında mı olduğu tartışılan yaklaşımların doğru ve siyasetten uzak anlaşılmasını sağlayarak derin vicdanî farkındalıklara vesile olduğunu; her rekatta okuyup da anlamından habersiz olduğumuz “İyyâke na’budü”yü bize tavırları ve hayatıyla şerh ettiğini; dualarımızı, hayırlarımızı muvahhidîn ervahına yani Allah’ın birliğine inanan herkesin ruhuna hediye edip de İslâm içinde nasıl ve neden boğuştuğumuzu bizlere, “birde hepi hipte biri” göstererek anlattığını ifade etti. Ayrıca Baranoğlu öğretmenliğin, elin çocuğunu kendininmiş gibi sevmek ve onun için mücadele etmek olduğunu, Ethem Ruhi Fığlalı’dan öğrendiğini şükranla ifade ederek kendisini, “Rabbim hepimize emekli olurken böyle bir özgeçmiş nasip etsin. Bunu hak etmeyi de!” hitabıyla kürsüye davet etti.

Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı konuşmasında, Halil İnalcık’ın “Osmanlı tarihi her yıl yeniden yazılmalı.” ifadesinin İslâm için de geçerli olduğunu uzun uzun örneklendirerek anlattı. Mesajların değişmediğini yeni bilgilerle onları algılama kapasitesinin değiştiğine değinerek tıp biliminde bile bilgi ömrünün altı ay olduğundan söz etti. Bu itibarla hayatı yaşamak nasıl onun içine girmek demekse, dini tanımanın da onu yaşamak demek olduğunu ifade etti. Konuşmasında baştan sona Kur’an-ı Kerim’den Mesnevi’ye bütün kaynaklarımızı okumayı gençlere öneren Fığlalı, hitabını Mesnevi’den hikayelerle süsledi.

Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Birincioğlu ve Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Adnan Erdağ, konuşmanın sonunda Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’ya çiçek ve plaketlerini takdim ettiler.


19.12.2013