ADÜ Menü
ADü LOGİN

Adnan Menderes Üniversitesi
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

ADÜ Haber Arşivi

Üniversitemizde “Eşitsizlikler ve Sağlık” Konferansı Gerçekleştirildi

Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Birimi tarafından düzenlenen “Eşitsizlikler ve Sağlık” konferansı 20 Mart 2013 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Devamı İçin Tıklayınız


Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Birimi tarafından düzenlenen “Eşitsizlikler ve Sağlık” konferansı 20 Mart 2013 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker BELEK’in sunduğu konferans, yaşamı boyunca eşitsizliğin olmayacağı bir dünya için çalışan, Türkiye’de toplumsal tıp eğitiminin temel taşlarından birisi olan ve konferanstan bir gün önce hayata veda eden Dr. Ata SOYER’in anısına ithaf edildi.

Eşitsizlik Verileri

Doç. Dr. İlker BELEK konuşmasına uzman hekimlerin, doğum öncesi tıbbi bakım almanın, 12-23 aylık çocukların tam aşılanmasının Türkiye genelinde eşitsiz dağıldığını verilerle ortaya koyarak başladı: BELEK’in paylaştığı resmi rakamlara göre 2012 yılı itibariyle her 100.000 kişiye Ağrı’da 38, İstanbul’da 173 uzman hekimin düşmekteydi. Benzer biçimde doğum öncesi tıbbi bakım almayan gebelerin kır/kent ve doğu/batı oranları 1998’de sırasıyla 2.95 ve 4.57 iken, 2008 yılında 3.14 ve 6.61’e yükselmişti. Son olarak 12-23 aylık tam aşılanmamış çocuklar açısından da kır/kent ve doğu/batı oranları açısından son on yılda eşitsizlik artmıştı (kent/kır oranı 1.31’den 1.84’e, batı/doğu oranı 2.48’den 3.57’ye).

Dünyada Eşitsizlik

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012 Raporu benzer bir eşitsizliğin tüm dünya genelinde yaşandığına işaret ediyordu: Söz konusu rapora göre dünya genelinde katastrofik sağlık harcamasıyla karşı karşıya 150 milyon insan vardı -bu riskin temel nedeni “kullanıcı ödemeleri” ve “yoksulluk” idi- ve daha önemlisi dünyanın en zengin %20’lik diliminde becerili bir sağlık personeli yardımıyla doğum gerçekleştirme şansı yoksullara göre 20 kat fazlaydı. Ancak tahmin edildiğinin aksine Avrupa’da da işler yolunda değildi: Örneğin Avrupa Parlamentosu’nun hesabına göre, Avrupa’daki sağlık eşitsizliklerinin maliyeti ulusal gelirin %1.4’ü kadardı ve bu oran toplam askeri harcamaların ulusal gelirdeki oranına eşitti.

Eşitsizlik Kavramı

Doç. Dr. İlker BELEK, Türkiye ve dünyadaki eşitsizlikleri veriler eşliğinde gösterdikten sonra sağlıkta eşitsizlik kavramının kendisini tanımladı. BELEK’e göre hastalıklar açısından toplumda birtakım farklılıkların görülmesi doğaldı. Örneğin kadınlar erkeklere göre daha fazla oranda meme kanserine yakalanırlardı. Ancak cinsiyetler arasından gözlenen bu farklılık sağlıkta eşitsizlik olarak tanımlanamazdı. Çünkü sağlıkta eşitsizlik, meme kanseri gerçeğinde yaşandığı gibi doğal değil, toplumsal nedenlerden kaynaklanmalıydı.

Ahlâki Bir Sorun

Doğal nedenlerin ancak toplumsal nedenler üzerinden etki gösterdikleri bilinmekteydi. Ancak daha önemlisi sağlıkta eşitsizlikler “toplumsal nedenlerden” kaynaklandığı için kader değildir, aksine önlenebilirdi. Ve önlenebileceği için de kabul edilemez nitelikteydi. Dahası BELEK’e göre sağlıkta eşitsizlikler yalnızca sosyal, politik, ekonomik değil, aynı zamanda ahlâki bir sorundu. Bu nedenle sağlıktaki eşitsizlikler toplumsal bir bağlam içinde ele alınmalı ve mücadele edilmeliydi.

Sağlıkta Eşitsizlik Çeşitleri

Doç. Dr. İlker BELEK, konuşmasını bu giriş bölümünün ardından sağlıkta eşitsizliklerin çeşitlerini tanımlamakla devam ettirdi. Literatür bilgileri sağlıkta eşitsizliğin toplumların sağlık düzeyinde ve/veya hizmet kullanımında eşitsizlikler olarak yaşanabileceğini gösteriyordu. Öte yandan hizmet kullanımındaki eşitsizlik finansal ve/veya ulaşımsal eşitsizlik olarak ikiye ayrılmaktaydı. Bebek Ölüm Hızı, Çocuk Ölüm Hızı ve Yaşam Umudu gibi ölçütler “sağlık düzeyindeki”; Hekim Kullanma Sıklığı ise “hizmet kullanımındaki” eşitsizliği ölçen parametrelerdi.

Doç. Dr. İlker BELEK konuşmasının devamında gelir, meslek, eğitim, sınıfsal konum gibi “bireysel”; kişi başı yıllık ulusal gelir, ulusal gelirin toplumsal gruplara dağılımı, ulusal gelirin sektörlere dağılımı ve sağlık sisteminin yapısı gibi “toplumsal” ölçekli belirleyicileri tartışmaya ayırdı. BELEK, sürdürdüğü tartışmada dünyadaki ülkelerin verilerini bu parametreler üzerinden birbirleriyle kıyasladı ve “toplumsal” ölçekli belirleyicilerin sağlık üzerinde çok daha etkili olduğunu gösterdi. Öte yandan Belek, Türkiye’nin verilerini eşliğinde, Türkiye’nin sağlığa ayırdığı kaynaklar oranında bebek ölüm hızında ve yaşam umudunda yeterli gelişmeyi sağlayamadığını ve bu iki parametre açısından dünyanın en kötü ülkeleri arasında olduğunu ifade ederek tamamladı.

Eşitsizlik Nasıl Önlenir?

Doç. Dr. İlker BELEK, konuşmasının son bölümünde sağlık ve refah göstergeleri açısından sosyalist ülkelerin aynı gelir grubundaki kapitalist ülkelere göre; 1980’lere kadar Çin’in Hindistan’a göre; her dönemde Hindistan’ın Kerela Eyaleti’nin Hindistan ortalamasına göre ve her zaman, Küba’nın bütün diğer ülkelere göre daha başarılı ve eşitlikçi olduğunu belirtti.

Doç. Dr. İlker BELEK, Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıktaki eşitsizlikleri önlemek açısından üç yol önerdiğini ifade etti: Bu önerilerden ilki bireysel düzeyli müdahale ile davranış değişikliği yaratmak, ikincisi hizmet kullanımını artırmak ve üçüncüsü refah sistemleri yaratmaktı. Belek, söz konusu müdahale tarzlarına örnek verirken Türkiye’de sürdürülen tütün kontrolü mücadelenin bireysel düzeyli davranış değişikliği yaratma olduğunu, bu mücadele tarzının sürdürülmesi gerektiğini ancak bu tür bir müdahalenin etkinliğinin çok düşük olacağının da bilinmesini gerektiğini ifade etti. Belek’e göre İngiliz Sağlık Sistemi ikinci tip müdahale biçimi olan “hizmet kullanımını arttırmak” açısından tipik bir örnekti. Gelir dağılımındaki eşitsizliği azaltmanın, işsizlik ve yoksulluğu önlemenin ise refah sistemleri yaratmak müdahalesinin bir parçası olduğunu ifade eden Belek, bu tür müdahalelerin sağlıktaki eşitsizlikleri azaltan en iyi müdahale biçimi olduğunu söyleyerek tamamladı.

Tartışma

Etkinlik, sunumun ardından özellikle Türkiye özelinde sağlık alanında yaşanan ticarileşme süreçleri, sağlığın hizmet alanının ticarileşmesinin sonuçları ve bu zeminde 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kamuoyundaki hekim beklentileri tartışılarak sonlandırıldı.

Doç.Dr.İlker Belek’in özgeçmişi için tıklayınız

 


26.3.2013