ADÜ Menü
ADü LOGİN

Adnan Menderes Üniversitesi
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

ADÜ Haber Arşivi

Üniversitemizde Medya ve Sosyal Medya Konuşuldu

Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Birimi’nin 13 Şubat 2013 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği konferansın konusu medya ve sosyal medya idi.Haberin Devamı İçin Tıklayınız

Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Birimi’nin 13 Şubat 2013 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği konferansın konusu medya ve sosyal medya idi. Konferansın hedefi; medya okuryazarlığı eğitiminin ilkokullara girmeye başladığı günümüz ortamında, tıp fakültesi eğitimi bünyesinde medya ve sosyal medya tartışmasına değinmekti. Konferans, Türkiye’de medya alanındaki çalışmaları ile tanınan Doç. Dr. Emre Gökalp tarafından verildi.

Medya Kuramları

Emre Gökalp, konuşmasına medya ve sosyal medyanın hayatımızdaki genişleyen yeri ve önemi hakkında bilgi vererek başladı. Ardından konuşmasını, medyayı belirleyen “alt yapı” bileşimine ve bu zeminde medyayı anlamaya yardımcı olacak kuramlara ayırdı. Bu başlık altında Althusser, Gramsci, Kültürel Çalışmalar Okulu, Bourdieu, Adorno, Horkheimer, Lazarsfeld, Baudrillard, Debord, Habermas ve Postman’ın isimleri çerçevesinde ideolojik aygıt, hegemonya, “rating” mantığı, kültür endüstrisi, olumlayıcı kültür, uyuşturma etkisi, imge/gösterge bombardımanı, gösteri toplumu, kültür depolitizasyonu ve yüzeyselleşip eğlenceye hapsolma kavramları ele alındı. Gökalp’ın konuşmasında bu kuramları ağırlıkla güncel yaşam pratikleriyle ilişkilendirerek tartışması, dinleyicilerin dikkatini çekti.   

Kitle İletişimi

Emre Gökalp, konuşmasının ikinci bölümünü kitle iletişiminin zaman içerisindeki değişen yapılanmasına ayırdı. Gökalp’e göre kitle iletişimi tarihsel süreçte tek yönlü biçimde çok yönlü hale, tek taraflı süreçten etkileşime, merkeziyetçi yapısında adem-i merkeziyetçi biçime, bireylerin sadece tüketici olduğu bir durumdan onların aynı zamanda üretici olduğu bir değişime ve dahası modüler, sürekli kendini yenileyen dijital bir teknolojiye dönüşmüştü. Gökalp, konuşmasının bu bölümünü özellikle “sosyal ağlar” ve “ağ toplumu” gerçekliği ve kavramıyla tartıştı. Bu başlık altında olumlu/olumsuz yönleriyle “yeni medya”, yeni medyanın var ettiği “sanal cemaatler” ve “siber balkanlaşma” ele alındı. Öte yandan Gökalp’in konuşmasının bu bölümünde değişen ve dönüşen medya yapılanmasının dünyadaki eşitsizliklere olan ilişkisi “ağ’dan düşmek” ve “dijital uçurum” kavramları aracılığıyla kendisine yer buldu.

Türkiye’nin Medyası

Gökalp konuşmasının son bölümünü ise özellikle yeni medyanın neden olduğu bağımlılığa ve medyanın Türkiye hallerine ayırdı. Bu başlık altında Türkiye toplumunun gerek medya gerekse sosyal medya ile niceliksel ve niteliksel ilişkisi, medya bağımlılığı, “Analog Sunday” eylemleri ve Türkiye’deki medya ve sanal medyanın özgürlük sorunu dile getirildi. Konuşmasında Türkiye’de öteden beri basın özgürlüğü alanındaki sorunlara dikkat çeken Gökalp, ancak her geçen gün Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda irtifa kaybettiğini ve 2013 yılı dünya basın özgürlüğü sıralamasında 154. sıraya düştüğünü hatırlatıp özgürlüklerden yana olmamız gerektiğini vurguladı.

Tıp, Hekimlik ve Medya

Emre Gökalp’in sunumunun ardından konu özellikle tıp ve “yeni medya”nın hekimlik mesleği üzerindeki etkileri bağlamında tartışmaya açıldı. Bu konuda sürdürülen tartışmada; hekim-hasta ilişkisinin kitle iletişimin değişen yapılanmasına paralel olarak dönüşüm geçirdiğine, bu bağlamda paternalist bir hekimlik tarzının güç kaybettiğine ve hastanın giderek iletişim ve “yeni medya” sayesinde güçlendiğine dikkat çekildi. Öte yandan kitle iletişiminin genişleyen ve hızlanan doğası ve bu teknolojinin temel alt yapı kurumlarından birisinin sermayenin para kazanma hırsı olması nedeniyle özelinde hekimlik genelinde profesyonel mesleklerde dünya genelinde ucuz işgücü ve işsizliğin önemli bir sorun haline geldiği örneklerle vurgulandı. Son olarak “hakikat”in ak ya da karada değil gride saklı olduğunu hep hatırlayarak, gerek medya ve sosyal medyayı, gerekse “yeni medya”nın tıp ve diğer alandaki etkilerini “siber realistik” olarak ele almanın ve bu bakış açısıyla var ettiği sorunlar kadar var ettiği olanakları da birlikte görmenin öneminin altı çizildi.

 

Doç. Dr. Emre Gökalp Kimdir?

1993 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde lisans, 1997 yılında aynı bölümde yüksek lisans ve 2004 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde doktora eğitimini tamamladı. Halen Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. İlgi alanları kitle iletişim/medya sosyolojisi, kültür sosyolojisi ve siyaset sosyolojisidir. “Uygun Adım Medya” ve “Medya Ne Ki.. Her Şey Yalan!” İsimli kitapları vardır. Geniş bilgi için: https://academy.anadolu.edu.tr/xdisplayx.asp?kod=0&acc=egokalp

 

 


18.2.2013