ADÜ Menü
ADü LOGİN

Adnan Menderes Üniversitesi
Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

ADÜ Haber Arşivi

Tıp Kültür Sanat Biriminin Etkinlikleri Devam Ediyor

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Konferansları çerçevesinde Hande Öğüt’ün konuşmacı olarak katıldığı “Kadın, Tıp ve Toplumsal Cinsiyet” konulu konferans 2 Ocak 2013 tarihinde gerçekleştirildi.Haberin Devamı İçin Tıklayınız

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Tıp Kültür Sanat Konferansları çerçevesinde Hande Öğüt’ün konuşmacı olarak katıldığı “Kadın, Tıp ve Toplumsal Cinsiyet” konulu konferans 2 Ocak 2013 tarihinde gerçekleştirildi.

Konferans öncesinde tıp fakültesi öğrencilerinin sanatsal çalışmalarına destek vermek amacıyla bir önceki toplantıda da yapıldığı gibi küçük bir gitar dinletisi gerçekleşti. Konferansı dinlemeye gelen öğrenciler, tıp fakültesi öğrencisi Ekrem Özsöz’ün şarkılarının ardından Hande Öğüt’ü dinlediler.

Bilindiği üzere erkek egemen sistem nedeniyle tüm dünyada kadınlara yönelik her aşamada ayrımcı bir politika izlenmektedir. Bu durumun en somut yansımasını ise hemen her ülkenin atasözlerinde bulmak mümkündür. Öte yandan sorun ne yazık ki sadece popüler kültür alanıyla da sınırlı değildir. Örneğin Elizabeth Grosz, felsefe alanında yaşanan bu cinsiyetçiliği şu sözlerle tanımlamaktadır:

“Batı düşüncesinin popüler ya da felsefi birçok versiyonunda, beden bir düşman ya da en azından daha değerli “aşkın” uğraşlardan kişiyi alıkoyan bir baştan çıkarıcı olarak görülür… Rasyonel kişi, akıl ile ilişkilendirilen yetilerin ve değerlerin, bedenin temsil ettiği aşağı yetileri denetlediği ve düzene soktuğu kişidir. Zihin ve nesnellikte içkin olarak eril olan, ya da tutkuda ve bedensellikte içkin olarak dişil olan hiçbir şey yoktur; ama gene de filozoflar, açıkça ya da metaforik olarak duyguyu, duyguları ve bedeni dişilik ile, aklı ise erillikle ilişkilendirmişlerdir. Yani beden, dişil bir biyolojik konumla, zihin ise kadınlara göre erkeklerin ulaşması daha olanaklı bir erillik konumuyla bağlantılandırılmıştır.”

Elbette bu noktada kimi hekimler, tıp alanının her türlü kavramdan ve bu çerçevede cinsiyetçilikten de arındırılmış olduğunu iddia edebilirler. Ancak gerek tıp kuramları gerekse tıp pratikleri incelendiğinde, tıbbın da erkek egemen bir sistem içerisinde yetkinleştiği için kadına yönelik ayrımcı politikaları hem meşrulaştırdığı hem de yeniden ürettiği görülebilir. Dahası unutulmamalıdır ki, tıpta da bilgiyi üretenler, toplumsal eşitsizliğin bir sonucu olarak ağırlıkla erkeklerdir.

İşte Tıp Kültür Sanat Birimi, tıpta var olan erkek egemen bakış açısını yıkmak ve ayrımcı olmayan bir tıp paradigmasına ve pratiğine ulaşmak için, kadınlar üzerine çalışmalarıyla tanınan Hande Öğüt’ü tıp fakültesi öğrencileriyle buluşturdu.

 

Cinsiyet ve Toplumsal Cinsiyet Kavramları Tanımlandı

Kendisini feminist olarak tanıtan Hande Öğüt, yaptığı konuşmasında öncelikle kadın bakış açısıyla tıp paradigmasının tarihsel yapısökümünü gerçekleştirdi. Konuşmasında cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavramlarını tanımladı. Ayrıca konuşmasında beden politikaları üzerinden tıp paradigmasında kadının nasıl ötekileştirildiğini ve erkek bedeninin nasıl kutsanarak bir tür “rol model” olarak sunulduğunu tıp içerisinden verdiği örneklerle kanıtladı.

Öğüt konuşmasında, cadı avları, histerik kadın yaklaşımları, Hipokrat’ın “gezici rahim” tanımlamaları, Freud’un “sahte anı sendromu” ve modern tıp bünyesinde yer alan medikalizasyon konularını kadın perspektifiyle ele aldı ve eleştirdi. Benzer biçimde konuşmasında, tarihsel gerçekler ışığında gerek teolojinin gerekse seküler “bilimsel” kodların egemen tıp anlayışı doğrultusunda kadını nasıl nesneleştirdiğini ve bedeninden ve kimliğinden nasıl utanır hale dönüştürdüğünü örneklerle aktardı.

 

“Tek Bir Feminizm Yoktur”

Hande Öğüt, konuşmasının ikinci bölümünü, egemen tıp anlayışını feminist perspektifle sorgulayan sanatsal çalışmalara ayırdı. Öğüt, bu bölümde tek bir feminizmin olmadığını ve ne kadar birey varsa o kadar farklı feminist yaklaşımların olduğunun altını çizdi. Benzer biçimde popüler kültürün feminizmi “erkek düşmanlığı” olarak etiketlemeye çalıştığını, ancak feminist akımlar içerisinde küçük bir grup dışında hiç kimsenin erkeklere karşı olmadığını, aksine feminist hareketin erkekleri de ezen eril egemen düzene yani patriyarkaya ve kadını piyasaya sunan patriyarkal kapitalizme ve iktidar kavramının kendisine karşı olduğunu ifade etti.

Hande Öğüt’ün konuşmasında tarihsel süreç içerisinde farklı feminist akımların tıbbı nasıl sorunsallaştırdıklarını, egemen tıp paradigmasının “sağlık”, “güzellik” ve “hastalık” normlarına kadın sanat çalışmalarıyla nasıl itiraz edildiğini, bu çalışma ve itirazlar sayesinde kadının yabancılaştırılmış bedenine yeniden nasıl kavuştuğunu, beden ile kimliğinden utanmamayı yeniden nasıl öğrendiğini ve iktidarın bir parçası olarak tıbbın bu alana uzanan medikal bakış açısını nasıl yetkin biçimde sorgulayarak tıpta bir tür katarsise yol açtığını slaytlar eşliğinde aktardığı görsel sunu eşliğinde tartıştı.

Konferansın tartışma bölümünde öğrenciler ve katılımcılar aile, tıp ve ayrımcı politikalar arasında kimi zaman kişisel deneyimlerini aktararak sorular yönelttiler.

Tartışma bölümünün de katkısıyla planlanandan uzun süren toplantı sırasında öğrencilerden isimsiz alınan geri bildirimler, toplantının çok yararlı geçtiği ve mesleki gelecek açısından ufuk açıcı olduğu yönündeydi. Öğrencilerin konferans için geri bildirim notu 5 üzerinden 4.2 oldu.

 

Hande Öğüt

İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Çeşitli gazete, dergi ve televizyon programlarında editör olarak görev aldı. Hayalet Gemi, gergindergi ve altZine’de öyküleri yayımlandı. Erotik Öyküler, Şimdi Seni Konuşuyorduk Selim İleri Kitabı, Şiddete Karşı Anlatılar, Bedende Kıpırdanmalar adlı kitaplara yazılarıyla katkıda bulundu. Kadın Öykülerinde İstanbul ve Kadın Öykülerinde Doğu adlı iki antoloji hazırladı. Bomonti’den Harbiye’ye: İstanbulum 54 ve Istanbul in Women’s Short Stories kitapları yayımlandı. Eşikcini, Pazartesi, Virgül, Radikal Kitap, Varlık, Mesele, Milliyet Sanat, Bibliotech, Kaos GL, Cogito, Kitap-lık, Amargi, Feminist Politika, Psikeart, İFSAK Fotoğraf ve Sinema Dergisi, Sabitfikir, Memlekent, Notos Edebiyat, Fotoritim ve SanatLog’da yazdı ve yazıyor.

Detaylı bilgi için: http://kritisyen.blogspot.com/
7.1.2013